eskidendi çok eskiden

imgoindeeperunderground
sozlerini murathan mungan’in yazdigi, sezen aksu’nun bahane isimli albumde seslendirdigi cok guzel sarkidir. soyledir;

hani erken inerdi karanlik
hani yagmur yagardi inceden
hani okuldan, isten donerken
isiklar yanardi evlerde
mevsimler kimseyi dinlemezken
hani cocuklar gibi zaman nedir bilmezken

hani herkes arkadas
hani oyunlar surerken
hani cerceveler bos
hani korkutuk sarhos gencligimizden
hani sarkilar bizi henuz bu kadar incitmezken
eskidendi, eskidendi, cok eskiden

simdi ay usul, yildizlar eski
hatiralar gokyuzu gibi
gitmiyor uzerimizden
gecen gecti
pinhan
gece dinlendigi zaman daha agir bir travma yasamaya sebep olan sarki. kime hayranlik duymaniz gerektigine bir turlu karar veremezsiniz. oylesine icinizi titreterek soyledigi icin sezen aksuya mı, yoksa her sozcugun binlerce kat daha fazla mana tasiyan siirin sahibi murathan mungana mi? her seye ragmen, siz bu ikilemi yasarken, sarki repeat etmeye devam eder ve siz de kendinizden gecersiniz ister istemez.
galapagosun kertenkelesi
tüm şiir:

hani erken inerdi karanlık,
hani yağmur yağardı inceden,
hani okuldan, işten dönerken,
işıklar yanardı evlerde,
eskidendi, çok eskiden.

hani ay herkese gülümserken,
mevsimler kimseyi dinlemezken...
hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
eskidendi, çok eskiden.

hani hepimiz arkadaşken,
hani oyunlar tükenmemişken,
henüz kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken,
eskidendi, çok eskiden.

hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
daha biz kimseye küsmemiş,
daha kimse ölmemişken,
eskidendi, çok eskiden.

şimdi ay usul, yıldızlar eski
hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
geçen geçti,
geçen geçti,
geceyi söndür kalbim
geceler de gençlik gibi eskidendi
şimdi uykusuzluk vakti.
one way ticket
geçmiş hatırlandığında akıldan geçenler, bazen de özlemdir.

sadece ev telefonlarımız vardı, cevapsız çağrı ya da sms yoktu, telefonun yanında kocaman bir fihrist ve not almak için kağıt kalem bulunur ancak anne hiç bir zaman doğru düzgün not almazdı buna rağmen kimse kimseyi yanlış anlamaz, iletişimde kopukluk olmazdı.

sokakta arkadaşla, sevgiliyle buluşulacağı zaman buluşulma saatine göre evden çıkılır, taksimde ptt nin önünde, bağdat caddesinde kristalde, kadıköyde ise wendy’s de buluşurdu kimse yollarda kaybolmaz , gerekirse 1 saat beklenir ama geciken kişinin hayatından endişe duyulmazdı.

arkadaşlarımız hakkında bilmek istediklerimizi, bizim hakkımızdaki düşüncelerini öğrenmek için bir ekran önünde oturup bakabileceğimiz sanal sayfalar yoktu direk kendisine sorardık.

dertlerimizi, üzüntülerimizi bütün dünyayla değil dostumuzla paylaşırdık, kol kırılır yen içinde kalırdı.

her köşe başında kahveci yoktu, bişeyler içmek istediğimizde bir pastanede oturup keyifle tadına çıkara çıkara kahvemizi içerdik.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol